birlikte çalışan

adj. coefficient
* * *
synergic

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • aile — is., top. b., Ar. ˁaˀile 1) Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik 2) top. b. Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk En büyük cevizin altını kalabalıkça …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • takım — is. 1) Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman 2) Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk Memur takımından olduğumuzdan böyle evlerde oturamazdık, daha doğrusu alışkın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aşçıbaşı — is. 1) Birlikte çalışan birkaç aşçının başı 2) Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HEM-DEST — (C.: Hemdestân) f. Birlikte çalışan, müttefik, arkadaş. * Ortak, şerik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • Counter-Guerrilla — Seal of the Office of Defense Cooperation, Turkey. The 13 stars represent the original 13 US states, and indicate a United States Department of Defense organization (see seal).[1] Counter Guerrilla (Turkish: kontrgerilla) is the Turkish branch of …   Wikipedia

  • omuz omuza — zf. 1) Çok sıkışık bir durumda, yan yana Omuz omuza durup kapıdan bahçeyi seyre çalışan bir bedevi kümesi yolunu kesmişti. R. H. Karay 2) mec. Dayanışma içinde, birlikte Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza, Taksim e doğru akıyorlardı. Y. Z. Ortaç …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.